Rasulullah diyarı (MEDİNEden) selamlar - Blogcu



Rasulullah diyarı (MEDİNEden) selamlar



More Cool Stuff At POQbum.com

Hakkımda

evli ve 4 çocuk annesiyim medine de yaşıyorum hayatta en cok deger verdigim sey önce Rabbim sonra Rasulum sonra biricik eşim ve ailem veeeeee dostlarimdır.aranızda olmaktan çok mutluyum en büyük emelim rabbime iyi bir kul rasuluma layık bir ümmet olabilmek. birilerine faydalı olabilmek en büyük amacım inş mevlam muvaffak eyler amin


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler


Arkadaşlarım































CINAR RADYO BURSA
SEFERTASI...DOLU DOLU HERŞEY

YAŞLILAR ALAH'IN EMANETİDİR




İnsanoğlu doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Yaşlanmak ve ölüm kaçınılmazdır. Ömrümüz olduğu sürece yaşlanmak her insanın başına gelecek bir hakikattir.

 

Uzun bir hayat yaşamak meziyet değildir. Önemli olan, içinde bulunduğumuz zamanı en güzel ve hayırlı bir biçimde değerlendirmek ve salih amel işleyerek İslam’a göre yaşamaktır.

 

Yaşlılık; kendine özgü fizyolojik ve ruhsal değişimlerin ortaya çıktığı, bilgi ve deneyimlerin sentez edildiği, genç kuşaklara aktarıldığı, yalnızlık ve uyum sorunlarının yaşandığı dünya hayatının son evresidir.

 

Yaşlılık algılama, bellek ve kısmen bile olsa üretme yeteneklerinin azalmasıyla kendini belli eder.

 

Yaşlılık, ruhsal yönden çevreye karşı ilgisizlik, içe kapanma, hayattan zevk almama gibi değişimlerle kendini belli eder. Yaşlı insan, bu döneme tecrübe kazanarak gelmiştir. Dünyada bir şekilde görevini yapmış, çocuklarını yetiştirmiş, okutmuş, evlendirmiş, iş sahibi yapmıştır, torunları olmuştur. Hayatının bu son dönemini, çocuklarının yanında torunlarını severek geçirmek, saygı görmek, iltifat edilmek ister. En büyük korkusu bir kenara itilmek, yalnızlığa terk edilmektir. Vücudunun yıpranmış ve bir takım hastalıklara yakalanmış olması, yaşlılık döneminin önemli problemlerindendir.

 

Hiç şüphe yok ki bugünün gençleri, yarının yaşlılarıdır. Bugün gençliği, sağlığı, gücü, kuvveti yerinde olanların, bu niteliklerini ömür boyu koruyamayacakları açıktır. Bunların zamanla zaafa uğraması kaçınılmazdır. Öyle ise, bizim de bir gün yaşlanacağımızı göz önüne alarak yaşlılara, özellikle anne-babamıza, dedelerimize, ninelerimize saygılı davranmalı ve bu konuda çocuklarımıza ve gençlerimize de örnek olmalıyız.

 

Yaşlıların en çok muhtaç olduğu şey ilgidir. İlgi ve sevgi onu ayakta tutar. Seven sevdiğine ilgi ve sevgi gösterir. Yaşlı için ilgi ve sevgi su ve gıda gibidir. Sevgi; ilgi, şefkat ve merhametin sonucudur. Yaşlıya ilgi göstermemek onun hayatla olan bağlarını kesmek anlamına gelir. Kendisine değer verildiği, ilgi gösterildiği, önemsendiğini hissettirmek yaşlıyı hayata bağlar, gönlünü mutlu eder. Huzur evine bırakılıp ziyaret edilmeyen, aranıp sorulmayan, ilgi gösterilmeyen yaşlıların üzüntülerini ve gözyaşlarını, çoğumuz televizyon programlarında izlemiştir.

 

Çocukların anne ve babaları üzerinde hakları olduğu gibi anne babaların da çocukları üzerinde hakları vardır. Anne ve baba haklarına riayet, İslâm dininde hem itikadi hem de ahlâkî sorumluluklar arasında yer almaktadır. Kur’an-ı Kerim’de ve hadis-i şeriflerde Allah’a kulluk ve itaatten hemen sonra anne ve babaya iyi davranmanın gerekliliği vurgulanmıştır. Bir insanın Allah’a şirk koşması, anne ve babasına kötü davranması ve fakirlik endişesiyle çocuklarını öldürmesi, Allah’a karşı yapılabilecek en büyük itaatsizlik ve isyan sayılan fiillerdendir.

 

Hz. Ebu Bekir’in babası Ebu Kuhâfe, pir-i fâni olduğu halde, henüz Müslüman olmamıştı. Gözlerinin feri kalmamış, yolunu göremiyordu. Oğlu Hz. Ebu Bekir ihtiyar babasının elinden tutarak Peygamber’in huzuruna getirdi. Herkese karşı saygı gösteren büyük Peygamber: "İhtiyarı niçin buralara kadar zahmete koştun? O’nu kendi halinde bıraksaydın, biz onun ayağına giderdik" dedi. Onu önüne oturttu. Elini göğsünün üzerine koyarak ona İslam’ı telkin etti.

Ebu Hüreyre (r.ah.) anlatıyor: "Peygamberimiz (s.a.v.) bir gün:

"Burnu sürtülsün, burnu sürtülsün, burnu sürtülsün" dedi.

"Kimin burnu sürtülsün ey Allah'ın Resulü?" diye sorulunca şu açıklamada bulundu:

"Ebeveyninden her ikisinin veya sadece birinin yaşlılığına ulaştığı halde cennete giremeyenin…" (Müslim)

 

Bir diğer rivayette ise Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: “Her hangi bir genç, bir kimseye yaşlı olduğu için ikramda bulunursa, Allah o gence, yaşlılığında kendisine ikramda bulunacak birini nasip eder.” (Tirmizi)

 

Aşırı yaşlılıktan Allah’a sığınan Hz. Peygamber  bir devlet başkanı olarak güçsüzlerin ve yaşlıların bakımını da üstlenmiştir. Bu konudaki hadisi şerif şöyledir:

 

"Güçsüz ve düşkünleri araştırıp bana getirin, (ihtiyaçlarını karşılayayım). Çünkü siz ancak içinizdeki güçsüzler sayesinde yardım görüyor ve rızıklandırılıyorsunuz." (Tirmizi)

 

Eğitimin tevarüs yoluyla özellikle modelleme yöntemiyle gerçekleştiği düşünüldüğünde, anne ve babanın ailenin büyüklerine karşı tavırları ile aslında kendi geleceklerini hazırladıklarını söyleyebiliriz


Esan gül

Tarih: 05:58, 24/12/2009 Kategori: ilgincolaylar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

her güne bir ayet

بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ 

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

De ki: “Ey kendilerinin aleyhine aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah, bütün günahları affeder. Çünkü O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.” Azap size gelmeden önce Rabbinize dönün ve O’na teslim olun. Sonra size yardım edilmez.

Zümer suresi  53-54

 


Tarih: 03:20, 24/12/2009 Kategori: ayetler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

namazı huşu ile kılabilmemin 4 şartı

selamun aleykum
 
 
Şah-ı Nakşibendi namazda huşu elde etmek için
şu dört şartın yerine getirilmesi gerektiğini söyler: 
   

1 - Helal lokma 

 

2 - Allah'ın huzuruna çıkacağı şuuruyla

abdesti dikkatlice almak.

 

3 - İftitah tekbiri getirirken

Allah'ın huzurunda olduğunu hissetmek.

 

4 - Namaz dışında da

namazdaymış gibi hareket etmeye çalışmak.

 
 
Bu şekilde namaz kılıp huşuya ermek ve hakiki secde ederek rabbimize yaklaşmak dileğiyle...
 

Prof. Dr. Ömer Çelik'in  'Dinin Direği Namaz' adlı makalesinden
 
selamun  aleykum


Tarih: 19:24, 23/12/2009 Kategori: namaz
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Hz. Lokman:

 
Hz. Lokman:
“Ey oğul!

Dünya derin bir denizdir, pek çok insan onda boğuldu.

 
-Gemin takva
-Yükün iman,

-Halin tevekkül olsun.

Umulur ki kurtulursun. ..!
 

 


Tarih: 19:20, 23/12/2009 Kategori: guzel ve ibretli sozler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Sünnet Olan Gusüller

 
█▓▒░░ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ ░░▒▓█

»¦... Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla
...¦»



Sünnet Olan Gusüller


Sünnet olan gusüller on yedidir:

1- Cuma namazı için gusletmek.

2- İki bayram namazı için gusletmek.

3- Yağmur duası namazı için gusletmek.

4- Güneş tutulması namazı için gusletmek.

5- Ay tutulması namazı için gusletmek.

6- Meyyiti yıkayan kişinin gusletmesi.

7- Yeni müslüman olmuş kişinin gusletmesi.

8- Delirme durumundan sonra gusletmek.

9- Sarhoşluktan kurtulduktan sonra gusletmek.

10- (Hacc ve Umre için) ihrama girdikten sonra gusletmek.

11- Mekke-i Mükerreme´ye girerken gusletmek.

12- Arafat vakfesi için gusletmek.

13- Müzdelife vakfesi için gusletmek.

14- Üç Şeytan´ı taşlamak için gusletmek.

15- (Kâ´be-i Muazzama´yı) tavaf için gusletmek.

16- Safa ile Merve arasını say´etmek için gusletmek.

17- Resulullah (s.a.v.)´in Medine-i Münevvere´sine girerken gusletmek.

Sünnet olan gusüller için deliller

-Cuma namazı için.

Abdullah İbni Ömer dedi ki, Rasulullah (s.a.v.)´den işittim şöyle bu-yuruyordu:

"Sizden biriniz cuma namazına gelmek istediğinde yıkansın."[1]

-Her iki bayram namazında gusletmek için.

Abdullah ibni Ömer şöyle rivayet eder:

"Allah Resulü (s.a.v.) Ramazan Bayramı gününde namaz gelmeden önce guslederdi."[2]

Hem Ramazan hem Kurban Bayramı için İbni Abbas şöyle rivayet eder:

´Hz. Peygamber Ramazan Bayramında da, Kurban Bayramında da guslederdi."[3]

-Yağmur duası namazı, Güneş ve Ay tutulması namazı için de müçte-hid imamların görüşüne göre müslûmanlar bir araya geldiklerinden kim­senin kir ve ter kokularından rahatsız olmaması için gusletmenin müste-hap olduğunu Cuma ve Bayram namazlarına kıyas etmişlerdir.

-Ölü yıkayan bir kimsenin gusletmesi de sünnettir. Buna delil. İmam Ahmed ve Sünen sahipleri peygamberimizden şu hadisi naklet­miş lerdir:

"Bir kimse ölüyü yıkadıktan sonra kendisi de yıkansın." [4]

-Kâfir kişinin müslüman olmasından sonra yıkanması da Allah´ın hi­dayetine mazhar olup İslam dini ile müşerref olduğundan dolayıdır. Eğer İslama girmeden önce cünüplük durumu varsa gusletmesi farzdır. Bir görüşe göre İslama girmeden önce cünüplüğü söz konusu ise o affedilir.

-İslama girdikten sonra gusletmek için delil.

Kays. bin Asım´dan gelen rivayettir. O şöyle demiştir:

"Ben İslama girmek için Rasulullah´ın yanına geldim. Rasulullah bana su ile gusletmemi emretti." [5]

İslam alimleri İslama giren kişilerin gusletmelerini vacip değil de müs-tehab kabul etmişlerdir.

-Deli ve baygın olan kimseler ayıldıklarmda gusletmelerinin sünnet oluşu için Hz. Aişe´f r. anha) şöyle rivayet eder:

"Rasulullah (vücudu ağır olup hastaydı) sıklet halindeydi. Buyurdu ki: "İnsanlar namaz kıldılar mı? Aişe, cevaben: Hayır ya Rasulalllah onlar seni bekliyorlar dedi. O da: "Bana kovada su hazırlayın"dedi. Biz de ona su hazırladık. Onunla gusletti.´7 [6]

-Hac ve Umre için ihrama girerken gusletmenin delili. Zeyd bin Sabit El- Ensari´nin şu rivayetidir:

"Hz. Peygamber hac için ihrama girmek istediğinde elbiselerini çıka­rıp yıkandığım gördüm." [7]

-Mekkeye girmek için gusletmenin delili:

Abdullah bin Ömer Mekke´ye her girişinde Zi Tuva denilen yerde ge­celer, sabahleyin yıkandıktan sonra Mekke´ye girerdi ve Resuli Ekremin böyle yaptığını söylerdi. [8]

-Arafatta vakfeye durmak için gusletmenin delili. Hz. Ali (k.v.) iki bayram gününde cuma ve arefe günü bir de ihrama girmek istediği zaman guslederdi [9]

-Haccın diğer menasiklerinde gusletmenin müstehap oluşu cuma ve bayram gibi halkın toplandığı yerler olmasından ötürüdür.



--------------------------------------------------------------------------------

[1] Buhan, 837, Mııshm, 844.

[2] imanı Malık El Mın atta, 1-177

[3] İhın Maıe. 1315

[4] Tu mı::, 993

[5] Ehıı Darud, 355; TiımrJ, 605

[6] Buhari, 255: Müslim, 418

[7] Tirmizi, 830

[8] Buhari. 1481; Müslim, 1259

[9] El-ıınını İmanı Şafii. 6/107



Tarih: 19:06, 23/12/2009 Kategori: dini bilgiler sorular ve cevaplar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->